ÖZEL: Aldair Brezilya'nın Sıkıntılarını, Neymar'ın Dönüşünü ve Totti vs Ronaldo'yu Anlatıyor
1994 Dünya Kupası şampiyonu ve eşsiz bir ikon olan eski Brezilyalı stoper, bizimle samimi ve perdesiz bir değerlendirme yaptı. Yetersiz bir Selecao eleştirisinden Neymar'ın dört gözle beklenen dönüşüne, kulüp meselelerine kadar: Roma ile köklü bağı, Gian Piero Gasperini önderliğindeki Giallorossi'nin şampiyonluk hırsı ve Benfica'nın güncel formu.
Modern futbol üzerine yorumlar yaparken ve yaşamını konu alan yeni belgeseli değerlendirirken, Aldair Flashscore'a saha içinde beraber mücadele ettiği iki süperstar Francesco Totti ve Ronaldo'ya dair muhteşem bir hikaye paylaştı.
Brezilya'nın Fas'a karşı oynadığı ilk karşılaşmaya nasıl bir puan verirsiniz?
Karşılaşmayı izledim. Sayısız yanlış pas, Brezilya adına hiç de iyi bir oyun değildi. Bana kalırsa oldukça düşük bir performans sergilediler! Ülkede herkes gibi benden de çok daha iyisini bekliyorsunuz.
Ancelotti'nin çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu maça özel konuşmak gerekirse, Ancelotti'nin imzasını pek göremedik. Hazırlık karşılaşmalarında ekip biraz daha iyiydi, ancak bu Dünya Kupası açılışında onun sistemi çok az yansıdı. Belki de yalnızca değişikliklerde isabetliydi. Bunun haricinde sahada çok az şey vardı.
Sizce bu sıkıntılı süreçte takımı omuzlayıp liderlik yapacak isim kim?
Bu görevi üstlenecek birden çok isim var. Raphinha bunlardan biri ama uzun süredir milli formayla iyi bir performans göstermiyor. Vinicius ise bir karşılaşmada kısmen daha iyiydi. Daha çok bu iki oyuncuyu kastediyorum. Tabii ki her zaman Neymar'ın bu rolü üstlenme ihtimali de mevcut.
Neymar'ın milli takıma yeniden davet edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Doğru bir hamle olduğunu düşünüyorum, zira o diğerlerine kıyasla çok farklı, vasatın çok üzerinde bir oyuncu. Ancelotti'nin onu kadroya dahil edip tam kondisyona ulaşmasını beklemesi yerinde bir hareket. Kesinlikle hata değildi, asla.
Dünya Kupası artık 48 takımla düzenleniyor. Bu kadar büyük bir turnuva hakkındaki fikriniz nedir?
Birçok farklı ülkeye Dünya Kupası'nda yer alma fırsatı veriyor ki bu harika. Fakat sınıflar arasındaki uçurum bariz: bir tarafta İspanya'nın tarihinde ilk kez katılan Cape Verde gibi bir rakiple berabere kalması gibi sürprizler; diğer tarafta Almanya'nın Curacao'ya yedi gol atması gibi seviye farkını kullanan ekipler var. Nihayetinde, özellikle ilk iki sıra için eleme turlarına kalma mücadelesi, tam da bu geleneksel ağır toplarla küçük takımlar arasındaki maçlar ve gol averajına bağlı olacak.
Üç Dünya Kupası'nda yer aldınız ve 1994'te şampiyon oldunuz. O başarıya dair neler hatırlıyorsunuz?
Dünya Kupası'na sahip olmak olağanüstü bir duygu, ancak bir futbolcu için sadece bu organizasyonda yer almak bile çok kıymetli. Hatta İtalya 1990'ı da minnetle anıyorum, yedek kulübesinden hiç süre almamama rağmen. Amerika ve Fransa'daki turnuvaları da zevkle hatırlıyorum. Bu kupada oynamak her futbolcunun kariyerinde en çok hayal ettiği şeydir. ABD 1994'te ise sahada yaşanan neredeyse her an aklımda. Geçmişe kıyasla günümüzde saha dışındaki olaylar ve ev sahibi ülkeyle ilgili çok daha fazla bilgi var; modern oyuncuların bu konularda öğreneceği çok şey var.
İtalya'da hayatınızı konu alan bir film gösterime girdi. Bu proje nasıl hayata geçti ve kendinizi sinema perdesinde izlemek nasıl bir his?
Bu film, Roma doğumlu ve Roma taraftarı üç arkadaş sayesinde ortaya çıktı. Konuyu birkaç kez masaya yatırdık ve sonunda beni saha dışındaki yaşantımı da anlatmaya ikna ettiler. Roma, Dubai ve Brezilya arasında bir yıl süren bir çekim süreci oldu; projeye çok emek verdik ve oldukça fazla görüntü kaydettik. Oldukça çekingen biriyimdir, bu da işi biraz zorlaştırdı ama sonuçta hoş bir çalışma ortaya çıkardık ve taraftarların ve kamuoyunun bilmediği bir tarafımı sergiledik.
Roma taraftarlarının size duyduğu bu yoğun sevgiyi neye bağlıyorsunuz?
Bu soruyla sık sık karşılaşıyorum. Futbol anlamında adeta Roma'da doğmuşum gibi bir his var, aslında öyle olmasa bile. Taraftarların ilgisi gerçekten çok büyük. Orada uzun yıllar geçirdim, ama onlar için sanki kariyerime o kulüpte başlamış ve tüm futbol hayatımı orada tamamlamışım gibi.
Hem Totti'yle hem de 'Fenomen' olarak bilinen Ronaldo'yla sahada buluştunuz. Sizce hangisi daha iyiydi?
Bunlar tamamen farklı karakterde oyunculardı. Ronaldo daha çok bire birde etkili, patlayıcı bir santrafordu. Francesco ceza sahası içinde parıldıyor, harika paslar atıyordu ve gol vuruşlarında Ronaldo ile yarışırdı. Kimin daha iyi olduğunu söylemek güç; ideali ikisini aynı takımda izlemek olurdu, o zaman seçim yapma derdi kalmazdı. 1994 Dünya Kupası sonrası Roma'ya döndüğümde, herkes Brezilya'nın 9 numarasını konuşurken Trigoria'dakiler bana "Bak, burada da bir Ronaldo var, göreceksin" diyerek çok genç Francesco Totti'yi işaret etmişlerdi. Sonra Francesco yeteneklerini herkese kanıtladı ve ben bundan içtenlikle mutluluk duydum.
İlk Avrupa takımınız Benfica'yı hâlâ izliyor musunuz? Kulübün bu günlerdeki durumu hakkında neler söylersiniz?
Çok sıkı takip etmiyorum; bu sene Mourinho'nun takımın başında olması nedeniyle daha fazla maçını izleme fırsatı buldum. Son dönemde Benfica pek iyi gidemiyor; sürekli kriz halindeler ve Avrupa'da beklenen seviyede oynayamıyorlar. Oyuncu bazında bakıldığında kadroda yetenekli isimler var gibi görünse de büyük başarılar hâlâ gelmedi.
Gasperini yönetimindeki Roma hakkında ne düşünüyorsunuz? Şampiyonluk potansiyeli var mı?
Gasperini'nin oyun felsefesi oldukça başarılı. Roma'da ilk yıl herkes için zordur, ancak o gerçekten iyi bir iş çıkararak muhteşem bir sezon geçirdi. Fakat bir üst seviyeye çıkmak için kulübün daha fazla yatırım yapması ve takviye yapması şart. Roma, istediği oyuncuları kadrosuna katarsa, şüphesiz Scudetto için yarışan ön sıralardaki takımların arasında yer alacaktır.
Ancelotti'nin Brezilya'sının bu Dünya Kupası'nda zirveye oynamak için vites büyütüp büyütmeyeceğini ve Gasperini'nin Roma'sının transfer döneminde Scudetto mücadelesi için gereken destekleri alıp alamayacağını beklerken, taraftarlar Brezilyalı efsanenin sinema perdesindeki en özel ve bilinmeyen yönlerini keşfetme fırsatı bulacak.