De la Fuente, İspanya'nın Dünya Kupası'na büyük bir beklentiyle giderken favori etiketini kucaklıyor
Turnuva öncesinde Reuters ile yaptığı söyleşide De la Fuente, favori olarak anılmayı, on yılı aşkın süredir hayatını adadığı bir projenin hak edilmiş bir takdiri olarak yorumladı. İspanya'nın altyapılarından A milli takıma kadar uzanan bu yolculukta emeğinin karşılığını aldığını düşünüyor.
"Bu bizi gerçekten mutlu ediyor," dedi De la Fuente.
"Bu, Dünya Kupası'na büyük bir coşkuyla yaklaşmamızı sağlıyor; önemli bir şey başarmak isteyen, rekabetçi ruhu hiç bitmeyen ve sürekli gelişmeyi hedefleyen bir takım olarak."
Ancak rehavete kapılmamaya dikkat ediyor; övgüleri başarının garantisi olarak görmüyor. Ona göre bu Dünya Kupası'nda çok sayıda güçlü takım var ve kimse önceden kazanmış gibi davranamaz.
"Favori olmanın bir şey garantilediğini sanıyorsak, yanılıyoruz... Hiçbir şey garantilemez!" dedi.
"Listeyi çıkardığımızda sekiz ya da on takım var ki hepsi zirvede. Bizim kadar iyiler mi? Tabii ki! Onlar kadar güçlü hissediyor muyuz? Elbette! Ama bunun bir garantisi yok."
İspanya, H Grubu'ndaki ilk maçında 15 Haziran'da Dünya Kupası'nda ilk kez boy gösterecek Cape Verde ile karşılaşacak. De la Fuente, Lamine Yamal, Nico Williams ve Mikel Merino'nun sakatlık sorunlarının hafiflediğini belirtti.
Sakatlık endişeleri azalıyor
Nisan ortasında Lamine ve Williams'ta hamstring sakatlığı görüldü, Merino ise Ocak'tan beri sağ ayağındaki stres kırığı için ameliyat oldu ve oynayamıyor.
"İlk maç için hepsinin hazır olacağına eminim," dedi. "Ancak bu oynayacakları anlamına gelmiyor. O maçta sürelerini kısıtlayabilir, hatta hiç oynatmayabiliriz."
De la Fuente'ye göre asıl mesele, İspanya'nın turnuvaya formda gelip gelmediği değil, bedenleri olduğu kadar zihinleri de zorlayacak bir turnuvada ayakta kalıp kalamayacakları.
2026 Dünya Kupası, takım sayısının 48'e çıkarıldığı ilk turnuva olacak ve üç farklı ülkede, Kanada, Meksika ve ABD'de düzenlenecek.
Bu yüzden, 26 kişilik kadroyu, değişmez bir düzen yerine esnek bir oyuncu grubu olarak kullanacaklarını ifade etti.
"Bu çok özel bir turnuva olacak; yoğun talep ve az dinlenme süresi söz konusu," dedi. "Aşırı yorgunluk, uzun yolculuklar, şiddetli sıcak, değişken hava koşulları, nem, saat farkları... Kısacası fiziksel anlamda çok yıpratıcı."
"İhtiyaçlara ve oyuncuların mevcut durumuna bağlı olarak dilediğimiz an rotasyon yaparız. Herkes formda ve ilk maçta olmasa da ikinci maçta oynamaya hazır. Ancak en büyük kaygım şu anda sakatlık olmaması."
İspanya, EURO 2024'te yalnızca şampiyon olduğu için değil, aynı zamanda atak ve keyifli bir futbol sergilediği için beklentileri artırdı. De la Fuente bu sorumluluğu üstleniyor ancak bunu bir külfet olarak görmüyor.
"Her şeyi sakin karşılıyoruz, bu en büyük avantajlarımızdan biri. Potansiyelimizin hep farkındaydık, ama her maçın farklı bir sınav olduğunu da biliyoruz. Temsil ettiğimiz değerlerin sorumluluğu bizim için net. Bunun yanında bir de şu prensibimiz var: sahaya çıkıp keyif almak, sevdiğimiz işi yapmak. Futbol sayesinde geçinebilmek büyük şans."